Boş yere umutlandın belkide. Hep hayallerimizde güzeldi yaşayabilecek zamanlarımız, gerçekleşmemesi gerekiyordu dememiz lazımdı belkide bu gerçekleşmeyecek olan isteklerimiz için. Sevdiğimize bu kadar uzak olabilmek zor geliyordu belkide ondan dolayı umut ve ümid ediyorduk. Aynı zamanda yaşayabilmek için yapıyorduk bunları. İnsan ümidi kadardır. Ümitsizliğe, umutsuzluğa düşen birisi insanım diyebilir miydi. Ümidi olmayan insan yaşamaya çalışır mıydı. Şuan için en ümid ettiğim...

Hayallerimiz ve Mutluluk
Hayallerimiz Sevgili dostlar, Geleceğe dair düşüncelerimiz umutlarım hiç bir zaman kötü olmamıştır. Kendimiz sevdiklerimiz ve seveceklerimiz için hep daha iyilerini düşünür ümit ve umut ederiz. Kimse kendisi için kötü bir gelecek zamanı kendine konduramaz. Olabilir der ama olmasını hiç istemez. Mutlu olmak ister hep mutsuz bir gelecek hayal edemeyiz. Doğamızda yok. Neden böyle herkes iyi bir yaşamı hak ettiğini düşünür....

Neyiz ki…
Hayatlarımızın hikayeleri vardır evet. Peki bunu bir kitaba çevirebilir miyiz. İnsanlara al ben buyum oku anla demek isteriz ama insanlar okuyunca anlayabilecek mi. Elbette yaşadıklarımızı yazabilir, düşüncelerimizi paylaşabiliriz ama bence hiçbir zaman anlatılmak isteyeni ne anlayabileceğiz nede anlatmak istediklerimizi doğru anlatabileceğiz. Bu yüzden de bir kitaba neden ihtiyaç duyulur. Belki başına gelen olayların tekrarlanmasından korkarsın.

Ortaya Karışık Ondan Bundan…
Baş ağrıları Patlayacak gibi, şişiyor gibi ve tatlı bir ekşilik hissiyatında baş ağrıları Levent yapıldıktan sokaklara kendi sesini bir kere daha duydurduktan sonra gelen o baş ağrıları. Sesini duyururken ki aldığımız o haz. Yağmurlu soğuk günlerde çok kalın olmayan giysilerinle yürüyüş yaparken avazının çıktığı kadar bağarabilmek iyi geliyor insana eee bu kadar bağardın gecenin sonunda bir geri dönüşü olmayacak mı...

yakın ve uzak olduğumuz o yer: hafıza
Hafıza; kelime anlamı olarak bir bilgisayarın depolama birimi gibi düşünebilir. Gerçek hayatta gördüğümüz duyduğumuz kokladığımız şeylerinde depolanma yeri diyebiliriz. Gülünç olan şudur ki bu depolama işlemi isteklerimiz doğrultusunda çalışmayabiliyor. Unutmak istediğimiz kişi, olay veya durumları unutturmuyor. Hatırlamak için can attığımız olayları, kokuları ve şifreleri hatırlatmıyor. Bunun sebebini merak eden tek ben olamam benim hafızam ise neyi unutup neyi kaydedeceğine ben...

yalnızlık’ da neyin nesi
İnsan yalnız doğmadı mı böyle büyümedi mi hayatının çoğu anında tek hissetmedi mi niye yalnız olmaktan korkar oldu, yalnız ölücem düşüncesine neden girerizki zaten yalnız doğduk. Yalnız olmak neydi kimsenin olmaması mıydı sevdiğinin, seveninin, dostum diyebileceğinin olmaması. Sevdiğinin seveninin dostunun olması yalnız olmadığın anlamına gelir mi pek emin değilim. Sonuçta bir bireyiz tekiz bir benzerimiz muadilimiz yok her birimiz özeliz....

Hatırladığın, düşlediğin, dilediğin gibi
Hayatlarımızın hikayeleri vardır. Bazılarımızın anlamsız bazılarımızın anlamlı olduğunu düşünürüz, insan vücudu ne kadar sistemsel düzgün çalışıyorsa bizlerde hayatımızı hep bir düzene koymaya çalışırız ama insanın doğasında düzensizlik yok mudur. Nankör olduğumuz gerçeği var bir kere hep daha fazlasını ister azıyla yetinmeyiz. O da olsun bu da olsun bu neden olmasın diye diye…

Şu peşinden koşup durduğumuz mutluluk…
Günümüz insanlarının genç kesimin kafasında dönen ve hiç bir zaman net bir cevaba ulaşılamayan mutluluk ne ki bu kadar büyüttüğümüz olay diye düşünüyor olabilir büyüklerimiz, küçüklerimiz belki onlar bu soruyu daha kendilerine soramadı veya sorup cevabını bulabildiler. Bizler suan için bunun cevabını aramaktayız birilerinden tavsiye alıp merdiven basamaklarının en üstüne hemen çıkmamalıyız. Kendimiz zaman harcamalı neyin, nelerin, kimin, kimlerin bizi...
