Şimdiye kadar ki yaşantımızı belki de hep bu şekilde yorumladık. Peki ya sonrası…
Sanırım her şeyin en sonuna geldik. Her bitiş bir başlangıç falan değildir her bitiş bir bitiştir.
-Kaybedenler Kulübü
Her Şeyin Sonu ?
Her şeyin sonuna gelebildiğimizi nasıl farkettik, yoksa edemedik mi ?
Yoksa son mu arıyorduk hayatlarımızda , yeni başlangıç ihtimalleri için.
Umutsuz muyduk ki son oldu bizim için; HER ŞEY
Yoksa hiç olmadığı kadar umutluydukta o yüzden mi getirdik kendimizi ; SON’a
Zaman mı karar kılacak, her zaman ki gibi son mu değil mi diye ?
Belkide dostum.
Son’a gelmek, gidebilmek veya o anda bulunmak. Arzulanan bir şeydi benim için genelde. Bölümün sonu ile yeni macera hayalleri kurulurdu her sona yaklaşırken ama bildiğimiz sonların sonrasına arzumuzu taşıdık her defasında. Bilmediğimiz, gerçekleşmez dediğimiz hatta gerçekleşmeme ihtimalini aklımıza dahi getirmediğimiz o sonları nasıl algılayabilirdi bu zavallı halimiz. Zavallı diyorum çünkü bir sondasın en azından kendini inandırmışsın bunun son olduğuna. Kendimizi kandırmamız iyi mi ki son diyorsun ama henüz o eylemi gerçekleştirmeden. Oraya gitmeden, onu yemeden diyoruz her daim sonlarımızı. Asıl son bu değil arkadaşlar. Ne diye sorup tahmin yürüttüğünüzde ölüm gelmesin akıllarınıza. Sonun da aslında bir sonsuz dan ibaret olduğunu, hayatının geri kalmamış kısımlarını devam ettirdiğini unutmayınız. Sevgili son’a gelmiş dostlarım. Bizler her daim bir sonda bulabiliriz kendimizi. Genelde kendi hatalarımız ve tercihlerimizden ötürü ve en önemliside aslında başlangıçta istemezsin. Sıkılmışsındır ve son olsun demek gibi bir şeydir bu.
Biraz toparlamak lazım…
Kendi biçimimizden ayrılıp klasik konuşmaya geçelim.
Son dediğimiz basittir aslında bitmiştir öyle değil mi. Paketin bitmiştir, biran bitmiştir, Umutların tükenmiştir (tükenmiş olmak son mu emin değilim geliriz oraya tekrar) , Okulun bitmiştir, İlişkin bitmiştir, kısacası bitmiştir. Artık yoktur, gitmiştir.
Amma…
İhtimal vardır. Tekrardan karşılaşabilirsin, unuttuğun bir paket daha vardır bira poşetinde. Belki özlemiştir, hatırlıyordur lan belki halan. Zaman zaman düşünüyor olabilir; şu lavukta geçip gitti ya diyesinden.
Tekrardan başlamak, devam etmek bunların anlamı var mı ki? istemiyorum dersin hevesin kalmamıştır amma tadını alamamışsındır. Eksik bir şey biliyorsun amma o eksiklik dolmaz gibi de geliyor. Durum buna dönüşmüşken neden vakit harcayasın ki düşünmekle, istemekle, arzulamakla cart curt. Dostlar bitişlerin belki de bir anlamı vardır bu kadar düşünmemek gerektiğini vurgulamak için denmiştir büyüklerimiz tarafından; SON diye. İllada deneyeceksin amma değil mi belki olur diye. Bu durumlar oluşuyor bir şekilde eyvallah. Kader de denge de sıkıntı yok istediğini de ben durumdan şikayetçi değilim. Aslında hayranım bu duruma derinlemesine çekiliyorum her defasında o kuyunun dibine. Ama bir dipte yok aslında çünkü oda sonsuz. Ne demiştik, her son aslında birer sonsuzdur. Seçim yapmak, ne istediğini bilmek hatta ne istediğine karar vermek bizim elimizdeyken. NEDEN kendimizi kasırganın içine atarız.
Kendimizi kendimizde kaybetmeyi tercih ediyor olarak buluyoruz o sonu olan gecelerimizde ama neden.
Nankörüz arkadaşlar biz elimizdekinin değerini kıymetini anlayacak varlıklar değiliz. En fazla değer verdiğimize inandırmak isteriz kendimizi. Kötü olmak istemeyiz çünkü.
Bazı sonlara gerçekten son gibi bakmayı öğrenip. Bazı sonlarda da her sonun son olmayacağını bazılarının sonsuz birer sondan ibaret olduğunu anlayıp. Hangi sona nasıl tepki vermemiz gerektiğini anlamamız lazım. Bitmemek için.
…Bitmiştir Amma
!! Sebep de şudur ki: Sonsuz olduğunu düşündüğün bir sonda kaybolup gitme.
İşte tam o anda da başladın aslında karar vererek “HER ŞEYİN olacağı o BAŞLANGICA”. Başlangıçta ne demek lazım belkide amma başlangıca geçemeyeceğim sevinerek söylüyorum ki dostlarım.
Ben belkide sonsuz olduğuna karar verdiğim o sonların, her birine doğru tanı koydum bu zamana kadar.
Kanser değildim amma kanser gibi hissettirdim kendimi o doğru tanılarım yüzünden. İşin en iyi taraflarından bir diğeri ise tedaviye ihtiyacım olduğuna inandırıp kendimi kemoterapilere soktum her defasında.
Sonucunda da ne mi oldu. Ayıktım dostlarım. Ayıktığı mı da düşünüyor olabilirim inan artık hiç farketmez. Başlangıca gitmenin en sağlam yolu SON’u anlamak ve anlamamaktan geçmekte.
Başlangıca ilerleyen vakitte geçiş yapacağız. Çünkü daha var olmamış bir şeyi sizlere aktaramam ki aslında belki de başlangıcı hiç bir zaman aktaramam. Sadece planlardan ve hedeflerden bahsedilir. Başlayana dek.

Cevap bırakın