Hakkımda
Selam okuyucu, Ömer Buğra ben.
Ömer Buğra kimdir, ne iş yapar, nerelidir, neyi sever, neyi sevmez, amacı ne, hedefi ne, planı ne, hayali ne, yaşama sebebini neye bağlıyor, bakış açısı ne, ne de nee…
Bunların cevabının bu sayfada olması gerektiğini düşünmeniz çok normal çünkü sayfanın adı üstünde “HAKKIMDA” ama bunların hiçbirinin tam net bir karşılığını bu sayfadaki zavallı kelimelerimin bir bütün hale gelmesiyle oluşturduğu cümlelerde bulamayacaksınız.
Bulamama sebebinizi söyleyebilirim; ben de bilmiyorum…
İnsan kendine bir kaçış ve kurtuluş yolu sunar. Genelde kaçtığımız o şeylerden kurtuluş diye bahseder dururuz. Gururlu hissetme ihtiyacı olduğundan dolayı vs. Kaçmak istiyoruz çünkü orada bulunmak istememizden dolayı olabilir hatta o kadar çok kaçmak istiyorsun ki bu benim için bir kurtuluş bir özgürlük diyorsun. İşte tam o anda yanılgıya kapılıyorsun sen kendini özgür hissettiğine kendini inandırıyorsun ya zamanın dolacak beklemede kal, sana en büyük zararı yine kendi kendine kendi başına verdiğini anlayacaksın. Kendini “özgürüm” diye kandırmışsın. Nasıl bir cezaevinde olduğundan farkında bile değilsin şunu da ekleyeyim farkına vardığın da bir şeyler için çok geç kalmış olduğuna inanıcaksın, bir zaman sonra, alışmış olacaksın kendin için şekillendirdiğin cezaevinden çıkamayacaksın çünkü bunu istemeyeceksin. Acıdan, tutsak kalmaktan zevk alıyor hale geleceksin. Bir tokat daha vursun hayat bana diyecek, kötü şeylerin olması için yalvarıyor hale geleceksin. Bu durumdan sonra kendini halen sevip kendine bir saygın olabilir mi ?
Ben buyum, şunu yaptım, şunu yapacağım demek yerine burada bu siyah renkli kelimelerde şunu tercih ettik, biz buyuz, bizler yapacağız…
Her yazmaya başladığımda farklı bir taraf ortaya çıkıyor ve o tarafa yoğunlaştıktan sonra konu yine mutlulukta finalleniyor. Bu sayfanın amacı amaçsız ve amaçlı olması, her düşündüğün şeyi gerçekleştirebilecek o potansiyele sahip yeganelerden, o potansiyelini farklı uğraşlarda kullanmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kimin hakkında ne düşünüyorsan, sana ne inandırıldıysa bir kez daha dönüp bak. Anlattığı konuştuğu inandırdığı şeylerin hiçbiri gerçekleşmemiş olabilir. Gerçek bile değildir belki de salakça çocukluk diyebileceğimiz bir hale gelmiştir, alışkanlıklarından ötürü.
Kim olduğumu anlamak vs. vs. vs., için beni tanımayın, tanırsanız eğer anlayamayacaksınız, 1 kez daha yenik düşecek bir taraf olacak… Kendimizin inandığı şeyler hayatımı şekillendirir, o halde biliyorum, başaracağız.
Hiç bir zaman durmak pes etmek yok, her düşüşün ardından daha güçlü daha deneyimli bir şekilde ayaklarını yere basıyorsun. Zıplayarak göklere çıkman dileğiyle, sağlıcaklı kal !