yakın ve uzak olduğumuz o yer: hafıza

yakın ve uzak olduğumuz o yer: hafıza

Hafıza; kelime anlamı olarak bir bilgisayarın depolama birimi gibi düşünebilir. Gerçek hayatta gördüğümüz duyduğumuz kokladığımız şeylerinde depolanma yeri diyebiliriz. Gülünç olan şudur ki bu depolama işlemi isteklerimiz doğrultusunda çalışmayabiliyor.

Unutmak istediğimiz kişi, olay veya durumları unutturmuyor. Hatırlamak için can attığımız olayları, kokuları ve şifreleri hatırlatmıyor. Bunun sebebini merak eden tek ben olamam benim hafızam ise neyi unutup neyi kaydedeceğine ben niye karar veremiyorum. Kendi hafızamızı bir insan bir dost gibi düşünürsek eğer bir o kadar yakın bir arkadaş olduğunu anlar bir o kadar da uzak olduğumuzu hissederiz. Bizden başkası erişemiyor ama bizde her istediğimize erişemiyoruz. Güzel olan şeyin cabasıda olur şekli diyelim.

Hafızamızı nasıl kullanmamız gerektiğine gelirsek her hanı hatırlamak istememiz biraz bencilce ve kendimizi yüceltmiş gibi oluruz. Sınırlarımızın olduğunu kabul etmek lazım. Ama hatırlamak unutmak istemediklerimizi unutmayacak bir yöntem geliştirirsek başarılı olabilir miyiz. Örneğin hatırlamak istediğimiz ana ait bir koku taşırsak o kokuyu her aldığımızda o an gözlerimizde canlanır. Bir koku yok ise bir eşya sayı isim belirleyebilir. Günlük hayatta sürekli duyulan kelimelerden olabilir. Otur, Kalk, Gel, Gidelim … bir kelime belirlersek o kelimeye de kendi anlamlarımızı yüklersek işlem tamamlanmaz mı.

Eve erken gitmesi gereken birini ele alırsak gün içeresinde ev kelimesine kendi anlamlarını yükleyebilir. Eve erken gitmesinin bir sebebi olduğundan o kelimeyi her duyduğunda erken gitmesi gerektiğini hatırlayıp. Eve gideceği için ilerleyen saatlere plan yapmaz.

Okul hayatını ele alalım şimdide, yaklaşan sınavlarda başarılı olmak ilerleyen senelerde derece yapmak isteyenleri onların anlam yüklemesi gereken kelime; OTURALIM olmalı oturalımı günlük hayatta her iki arkadaş araşında geçtiğine ikna olabiliriz. Oturunca ne yapacağım oturmak beni ve arkadaşımı nereye getirecek bizi daha iyi bir birey veya daha anlamlı mı kılacak diye düşünmeye ittirebilirsiniz kendinizi bu sefer bu kelimeyi duyduktan sonra kafada 2 al ver hesapları yapılacak ve ders çalışmanız gerektiğinize inanıyorsanız hayır cevabı verebileceksiniz.

Şimdi hatırlamak istediklerimizi daha doğrusu sorumluluklarımızı hatırlamamızı sağlayan bir oyun oluşturmuş olduk. Aklınıza gelen her şeyi hatırlayabilecek bir kelime, grup, koku bulabilir ve oluşturabiliriz. En zor kısmı ise bunların dışında unutmak bir daha hatırlamamak yüzü, gülüşü ve konuşmasının aklımıza gelmemesi

Evet unutmak için ne yapıyoruz. Anlamsızlaştırıyoruz !!

Aranızda ne geçti ise neler oldu ve bitti ise o kelimenin anlamlarını zıttı ile eşleştiriyor ve tam net bir kavram belirlemiyoruz. Unutmak istediğiniz bir arkadaş veya bir sevgili arkadaşlığı ele alır kelime anlamı olarak ne demek olduğunu düşünür ve aynı şekil zıttını düşünür bir tutarsın ama net bir kavram belirlemezsin çünkü artık aklına geldiğinde onu düşünmeyi bırakmış kelime anlamlarını düşünüyor bu kelimenin anlamının neden bu veya şu olduğunu sorguluyor, yeni anlamlar katmaya çalışttığını görüyor olacaksın zamanlada aklına isim olarak değil anlamsal olarak gelmeye başlayacak ve daha çok zaman sonrada anlamlar anlamlarını yitireceğinden çünkü hayat ” mutluluk, dostluk, sevgi ” kelimelerine yeni anlamlar katacak insanlar tanıttığında kelimelerinin anlamlarını tekrar değiştirmeye başladığında o kişi ve kişileri unutmuş. Temiz bir birey olarak tekrar hayatına kaldığın yerden devam edebilirsin.

Sonuç olarak unutmak istediklerimizi unutabilmiş oluyoruz. Kısacası unutmak istiyorsan başlarda çok hatırlayıp sorgulamak peşine hiç düşünmeyip devam etmek daha sonra karşına günlük kullanılan kelimelerin genel doğru anlamlarıyla çıkan insanları gördükçe senin kelimelerine kendi anlamlarını belirlediğin insanların yerine geçmesini görecek o eski kişileri unutuyor olacaksın.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.