kara geceler

kara geceler

Korkulu umutsuz hayal kırıklıkları ile dolu geceler bizlerle beraber. Ne zaman ayrılacak dediğinizi duyar gibiyim.  Ben diyorum ve çözümü bulamıyorum, insanın kendisinde derinlerinde hissettiği bir yalnızlık var tarif edilemiyor. Acıya alışmış ama alışamamışsın, o acı ile hayatını sürdürmeyi öğrendin belkide veya beynin duyguların senin için hayatını devam ettirmek istiyor, bizler istemiyor olsak bile. Bu durumda ne yapmalıyız mutluluk mutluluk dedik olmadı. Bulduğumu zannettim veyada veya buldum ama uygulamaya geçemedik. İnanç dedik mutluluğa doğru ama zor değil mi bilinmezliğe umutlu bir şekilde inanmak. Umudunu kaybetmiş insanları, arkadaşlarını gördükten sonra sen nasıl sımsıkı sarılabilirsin ki bilmiyorum. Aramak konuşmak iyi gelirdi belki ama olmuyor. İstemiyor gibi ama istiyor gibide bu bilinmezlik beni mutlu ediyordu en son çekici, korkutucu gelir ve beni heyecanlandırıyordu. Ben kesinleşsin istiyorum ama bitirmeye silmeye hazırlamışken kendimi tekrardan aynı şeyleri hissedebilmek umutlanmak kötü oldu gibi. Tamam bunlara halen inanıyorum ama bitmelide artık nasıl başlayabilir ki en baştan. Bilmiyorum tek o da değil problem genelde sorunlarımın sebebini ona yükler kaçınırım konuşmalardan dertleşmelerden. Ama hayat gerçekten çok mu zordu. Makarasına konuştuklarımız gerçekleşecek gibi. Ama makarasını düşünüp hayal ettik biz o günleri zamanları isteklerimiz onlar değil. İsteklerimiz dışında neden gelişir duygularımız. Biz kontrol edelim, biz tamir ederim, Eminönü’nden yeni bir parçasını alıp değiştirelim veyahut bundan olmaz deyip atıp gidelim. Hiç biri olmuyor, düşününce olacak gibi amma velakin bir şeyler yapmaya çalıştığında veya yapmaya karar verdiğinde boşa uğraşmışlık hissi korkutuyor belkide. Bu yüzden de yerimizde sayıp duruyoruz. Bunları hakkediyoruz bir o kadar. Uğraş vermiyor, azmetmiyor, şükretmiyoruz. Niye böyle egolu üsten bakar olduk yaratılışımızda bir sorun mu var diye düşünmeden edemiyorum. Her şeyi birbirine denk yaratmış olan ALLAH bizleri denk göremedi belkide. Niye denk olamadık birbirimize. ALLAH’ın bir suçu yok veya ki olamaz da biliyorum. Ama herşeyi düşünmek gerek dediğim gibi.

Geleceğimiz için güzel planlarımız hedeflerimiz oldu ama hangisi için bir şeylerden vazgeçtin ve onlara koşulsuz koştun. İstek – Sonuçlu hayat tarzımızdan vazgeçmeliydik belkide. Ama toplum böyleyken sen bu zamana kadar böyle yetişmişken nasıl olabilir di bu. Hep bir neden arar olduk, Sebep. Çok sevmeyelim az severim az üzülerim. Kırıklar nasıl onarılacaktı acaba, anlatmak istediklerimi anlattıktan sonra halen beni sevebilecek miydi. Onun hayatı ile gerçekleri öğrendiğimde ben ona eskisi gibi bakıp sevebilecek miydim. Kara gecelerimizin içinde süzülüp giderken bir günü daha geride bırakıyoruz bir daha asla geri kazamayacağımız bir günü. Bugün çok farklı olabilirdi. Yeni başlangıçlar yapabiliyor ve yapmış olabilirdik. Ama yine ertelemeyi tercih ettik. Sonuçlarından korkmak olsa gerek. Yapamayacağını olmayacağını bildiğimiz şeyleri ertelemez miydik. Kendimize olan saygımızı kaybettik, pişmanlık çektik mi zaman zaman evet zaman zaman hayır. Ama kendime olan saygımı kaybetmeden nasıl yapabilirdim senin karşında bunu anlamanı isterim. Yaptıklarımın yanında haketmedim diyemeyecek olmak beni bu duruma sürükledi belki. Düşüncelerim hiç bu kadar kara görünmüyor duyulmuyordu. Sanki samanda bir iğne var ve ben samanların arasından seni aramaya çalışmaktansa samanları hayatımdan uzaklaştırıyordum. Evet böyle o iğneyi bulabilirim belki zaten buna inanıyorum. Ya belkide ben seni saman zannedip çoktan farklı bir yere taşımış isem ne olacaktı. Bu durumun ne zaman farkına varabilecektim, bilmiyorum.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.