Hayatlarımızın hikayeleri vardır evet. Peki bunu bir kitaba çevirebilir miyiz. İnsanlara al ben buyum oku anla demek isteriz ama insanlar okuyunca anlayabilecek mi. Elbette yaşadıklarımızı yazabilir, düşüncelerimizi paylaşabiliriz ama bence hiçbir zaman anlatılmak isteyeni ne anlayabileceğiz nede anlatmak istediklerimizi doğru anlatabileceğiz. Bu yüzden de bir kitaba neden ihtiyaç duyulur. Belki başına gelen olayların tekrarlanmasından korkarsın. Ona güvenmekten, inanmaktan. Bu yüzden deriz kanka o nasıl biri, iyi mi kötü mü, neler yapar diye. Aldığımız cevaplar bizi ne kadar etkiledi. Etkileyebilir amma velakin onunla tanışana kadar. İnsanlar bence bakışarak anlatmak istediklerini daha kolay anlatabilir. Kelimelere sözcüklere gerek kalmadan sadece bakışarak anlayıp onunda seni anlaması. Senin iyi veya kötü olduğunu hissetmesi bunlar lazım. Hayatlarımızı iyi göstermek isteriz özellikle de sosyal mecralarda peki o kadar iyi mi. Bunu oranlamamız gerek iyi ve kötü zamanlarını değiştirmeden paylaşmak tanıtman gerek. Geçmişimizden bir şeyleri silmemiz gerekmez. Geleceğe odaklanır ama geçmişte çok fazla takılı kalırız. Bunun çözümüde fotoğrafları, mesajları ve anıları silerek olmamalı ki olamaz. Seni sen yapan şeylerden kurtulmaya çalıştıkça zaman harcadıkça kendini kaybeder ve bulamazsın. Bunu yaşadım diyebilmek lazım iyisiyle kötüsüyle. Geçmişinden kurtulmaya çalışma ihtiyacı ona bir o kadar bağlı olduğunu düşündürmez mi. Eğer silmeden çaba sarfetmeden bir şeylerin üzerine yeni adımlar atabiliyorsan geçmişimizin üzerine bir perde çekmiş sayılmaz mı. Duruma göre de geçmişine bakarak ders çıkarabilir. Yapmak istediklerini tekrar ve tekrar belirleyebilir ve yapabiliriz.
Kendimiz bir hata yapınca özür diler affedilmeye çalışırız. Hatasız kul olmaz zaten deriz. Birileri bir hata yapınca tek hatada silmeye bakarız. Şans vermeye çalışınca eskisi gibi olmuyor güvenemiyorum deriz. Empatilerimiz hep kendimizi düşünerek gerçekleştiririz ki zaten başkasının yerine kendimizi koymamız çok zor anca yaklaşabiliriz. Hiçbir zaman ben olsam şunu yapardım diyemeyiz empati kurarak. Empati kurmayı bilmeyiz. Ama sen yapsan hata deriz. O yapınca suç denir. Nerde bu dünyanın adaleti moduna kapılır sonra karşımızdaki e o da haklı ama sende haklısın çünkü empatiyi bilmezsin. Belkide hiç bilme gereği duymadın hiç doğru empati yapmadın. Neden yaptı diye düşünür bir cevap bulamayız sebebi dediğim gibi empati yapamadık yapamıyoruz yapamayacağız. Birinin kötü veya iyi olduğuna karar vermemizin hiçbir anlam ifade etmez. Onun bir hata mı suç mu işlediğine karar vermemizin hiç bir anlamı yok. Anca tarih bir şeyleri belirleyebilir. Darbe yapıp başarısız olursan vatan haini, başırılı olursan halk kahramanı seçilirsin. Tarih yalnızca empati sonucunda gerçekleşen olayları bizlere düşündürebilir. Ve o zaman anlarız. Ve hepte geç anlarız yaptıklarımızın yanlış olduğunu iş işten geçince ama sen onun doğru olduğunu düşünmüyor muydun. Yaptığının yanlış olduğu bilincindeysen zaten yapmazdın yapsanda pişmanlık duymazsın onu yapmam gerekirdi deriz. Bizler sadece kendimize empati yapabilir olduk. Kendimizi her koşulda iyi çıkartmaya çalıştık. Başkalarının iyi çıkıp kötü çıkmasına bakmayız bize karşı nasıl olduğu ile ilgileniriz. Benciliz kendimizi sever başkalarını menfaatlerimizce severiz. Ama biri bize bunları yapınca küfürler eder intikam besleriz. Biz nasıl biriyiz.
iyiyim ben ya deriz. Kime göre kankaaa kime göre, iyi olduğunu düşünmesini istediğin insana göre kötüsün çünkü o da sen de empati yapamadınız. Hatalara suç denildi. Yaptıklarınızdan ders çıkarmadınız. Günün sonunda kendini avuttun ben böyle olacağını bilsem yapmazdım. Siktir git, yine konuşur yine yapardın çünkü sen busun kendini iyi gösterecek ama belkide hiç bir zaman iyi olamayacaksın. En azından ona göre, herkese göre iyi birisi olsan ne yazacak iyi birisi olduğunu düşünmesini istediğin insan sana kötüsün dedikten sonra. Senden vazgeçtikten sonra. İşte diyeceksin orada o hayatına bakmış benim gibi düşünmemiş demek ki. lan piç. Yine kendini iyi gösteriyorsunnn. Neler düşündüğünü hiçbir zaman bilemeyeceksin neler hissettiğini yaptıkların karşısında belkide saatlerce günlerce düşündü 2 al verini yaptı ve kendi hayatı için iyi olduğunu düşündüğü şeyi yaptı sen yapınca sıkıntı yok o yapınca kötü oldu. Kendimizle barışık olmalıyız. Aslında hiçbir zaman barışık olamayacağız. Elbet yaptıklarımızı farklı yansıtacağımız bir durum yaşanacak. Kendimizle barışık olmaya çalışmalıyız en çok olmasak bile sadece oldurmaya çalışmak yeter. O zaman bir şeylerin farkına varabilmiş olgunlaşmış gerçekten empati kurabiliyor olacağız.
Belki biz iyi o kötü, o iyi biz kötü, her ikimizde iyi veya ikimizde kötüyüz. Hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Bilemeyeceğimiz şeyler konusunda da neden düşünür zaman harcarız eeeveet bunuda hiçbir zaman bilemeyeceğiz. En çokta kendimizi hiç tanıyamayacağız çünkü başkalarını tanımak onlara önemli gelmek istiyoruz. Kendimize önemli gelmek istemiyoruz. Çünkü başkalarına önemli gelince sevildiğimizi hisseder iyi oluruz. Kendimizi önemli hissettiğimizde bir başkalarına önemli gelebiliyor olur ve en çok o zaman mutlu olabiliriz. Kendi hayatın için bir şeyleri yap ki önemsenecek bir durum yaratabilir. Belkide biz kötüyüz…
Neyiz ki…

Cevap bırakın